enflasyonemeklilikiyi partiötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,8853
EURO
17,8334
ALTIN
992,10
BIST
2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
25°C
Salı Az Bulutlu
26°C
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Az Bulutlu
27°C

Muhsin Yazıcıoğlu olayının son şahidi olduğu iddia edilen BBP’li Karahasanoğlu ‘haberleri yalanlamamı istediler’ diyerek partisinden istifa etti

Sedat Peker’e ait olduğu öne sürülen ‘Deli Çavuş’ isimli hesapta “Muhsin Yazıcıoğlu’nun şüpheli vefatıyla ilgili yaşayan son şahit” sözleriyle …

10.06.2022 21:20
0
A+
A-

Sedat Peker’e ait olduğu öne sürülen ‘Deli Çavuş’ isimli hesapta “Muhsin Yazıcıoğlu’nun şüpheli vefatıyla ilgili yaşayan son şahit” sözleriyle ismi geçen Büyük Birlik Partisi (BBP) MYK Üyesi Ali Karahasanoğlu partisinden istifa etti.

Yeniçağ’ın haberine göre, yaptığı açıklamalar nedeniyle BBP yöneticileri ile görüştüğünü, kendisine açıklamalarını bulunduğu haberlerin yalanlanmasının istendiğini açıklayan Karahasanoğlu; “Şehit Muhsin Yazıcıoğlu ve katledilen arkadaşlarımızla alakalı davaları akamete uğratmakla suçlayıp, kendi beceriksizliklerini bana yıkmaya çalışanlar; bunun ardından beni, parti içi disiplini bozmak, parti birlik ve beraberlik ruhuna zarar vermekten kesin ihraç talebiyle disipline sevk ettiler.” sözlerini kullandı.

Yazıoğlu’nun ölümü ile ilgili “Bu bir kaza değil düpedüz suikasttır” argümanını tekrarlayan Karahasanoğlu; “Yaşanan gerçekler ayan beyan ortadayken şahsıma yapılan haysiyet cellatlığına seyirci kalmıyor, gayretimin mihengine koyduğum Nizam-ı Alem davasını esas alarak Büyük Birlik Partisi’nden ve MKYK üyeliğinden istifa ediyorum. Bizim davamız parti isim ve etiketlerine sığmayacak kadar kutsaldır. Takdir, ismiyle gurur duyduğum Büyük Türk Milleti’nindir.” Tabirlerini kullandı.

Ali Karahasanoğlu, istifası ile ilgili sosyal medya hesabından şu açıklamayı yayınladı:

Nezaketen tekrar bir basın açıklaması yapacağımı söyledim. Sonrasında tarafıma çekilen bildiride merhum muhafaza polisi Erol Yıldız’ın “yarın bir gün ölürsem bil ki bana da suikast yaptılar” telaffuzunu “söylemin ciddiyetsiz bir ortamda ve ciddiyetsiz bir şekilde” söylenmiş olduğu yönünde basın mensuplarına açıklaması yapmam için whatsapp üzerinden not ilettiler. Bunun etik olmadığını söyleyip kabul etmedim. Zira bu şekilde bir açıklama hem rahmetliyi hem de beni itibarsızlaştırmaktan öteki bir işe yaramazdı. Bunun üzerine Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Mikail Şahan 01.06.2022 tarihinde paylaştığı twitlerde şahsımı hedef göstermiş ve çıkan haberler sonucu ile yargılama sürecinin akamete uğrayacağı ile alakalı yorumlarda bulunmuştur. Şahsıma yönelik herhangi bir saldırı olursa sorumlusu kamuoyu önünde beni hedef gösteren BBP Genel Başkan Yardımcısı Mikail Şahan ve paylaştığı twitlerle buna yer hazırlayan Yasemin Güneş olacaktır.

Şehit Muhsin Yazıcıoğlu ve katledilen arkadaşlarımızla alakalı davaları akamete uğratmakla suçlayıp, kendi beceriksizliklerini bana yıkmaya çalışanlar; bunun ardından beni, parti içi disiplini bozmak, parti birlik ve beraberlik ruhuna zarar vermekten kesin ihraç talebiyle disipline sevk ettiler.

Şimdi buradan soruyorum:

25 Mart 2009’da suikaste uğrayan Şehit Başkanım Muhsin Yazıcıoğlu’nun 13 yıldır görülen herhangi bir suikast davası yokken akamete uğrayan dava hangisidir? Evrakın % 10’una dahi hakim olmayan ve rüzgarın estiği tarafa doğru form alanların beni itham etmek haddimidir?

Görülen davalar: Görevli memurların görevi ihmal, görevi berbata kullanması ve helikopterden çalınan aygıtlarla alakalı ismi hırsızlık davasından oburu değildir.

Dolayısıyla; Muhsin Yazıcıoğlu’nun uğramış olduğu suikastle alakalı açılmış tek bir dava yoktur. 13 yıl sonra dahi suikaste şahadet süreci diyerek algı yapanların, şahsıma yönelik suçlamaları yok kararındadır.

Benim açıklamalarımda Muhsin Yazıcıoğlu’nun suikast davasını vurgulamaktan öbür bir şey yokken, sizi rahatsız eden ne oldu da beni disipline sevk etme ihtiyacı hissettiniz?

Dağdaki çobanın “suikast” dediği yerde “şahadet süreci” dememem sizi neden bu kadar rahatsız etti?

Disipline sevk edilmem ile alakalı Twitter paylaşımlarımın ekran imgesini alana kadar harcadığınız çabayı Muhsin Liderimin dosyası için harcasaydınız ana dava şimdiye kadar elli sefer açılır ve aydınlanırdı. Hülasa-i sonuç, beni savunma yapmak için Ankara’ya davet edenlere cevaben diyorum ki: İradesi kendi elinde olmayanlara verecek savunmam yoktur. Sizin ne haddinize ki benim savunmamı alacaksınız!

İktidar ortağı olduğunuz Cumhur İttifakı bileşenlerine;

SUİKASTİ ÇÖZÜN diye bir defa davette bulundunuz mu?

Kamuoyuna tekraren ilan ediyorum ki: Şehit Başkanım Muhsin Yazıcıoğlu ve dava arkadaşlarımız kahpe pusulara çekilerek 25 Mart 2009 tarihinde Keş Dağlarında şehit edilmişlerdir. Bu bir kaza değil düpedüz SUİKASTTİR.

Yaşanan gerçekler ayan beyan ortadayken şahsıma yapılan haysiyet cellatlığına seyirci kalmıyor, uğraşımın mihengine koyduğum Nizam-ı Alem davasını esas alarak Büyük Birlik Partisi’nden ve MKYK üyeliğinden istifa ediyorum. Bizim davamız parti isim ve etiketlerine sığmayacak kadar kutsaldır. Takdir, ismiyle gurur duyduğum Büyük Türk Milleti’nindir.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.