enflasyonemeklilikiyi partiötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,5461
EURO
17,5096
ALTIN
970,63
BIST
2.540,71
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
25°C
İstanbul
25°C
Hafif Yağmurlu
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Az Bulutlu
26°C
Perşembe Az Bulutlu
27°C
Cuma Parçalı Bulutlu
27°C

Fehmi Koru: Nasıl bir ülke olduk yahut bu ülkenin yazarları ve politiklerinin mukadderatı hiç değişmeyecek mi? 

Fehmi Koru* Kendilerinden yazması ve konuşması beklenen insanların -yazarların, siyasetçilerin- yazdıkları ve söyledikleri yüzünden cezaevine …

01.06.2022 08:00
0
A+
A-

Fehmi Koru*

Kendilerinden yazması ve konuşması beklenen insanların -yazarların, siyasetçilerin- yazdıkları ve söyledikleri yüzünden cezaevine düşmelerini asla istemem. Geçmişte de istemedim, bugün de istemem.

70 yılı aşan hayatımda beni en fazla kahreden, derhal her periyotta bu beklentimin tam zıttı olan gerçeklerle karşılaşmak zorunda kalmamdır.

Yazarsanız bu ülkede, siyaset yoluyla hizmeti göze almışsanız, yolunuz cezaevine düşebilir; cezaevine düşmeyen az meslek erbabından olanlar bile muhtemelen yargılanmışlardır.

Bir periyodun gazetecilerinin ikinci adresi şimdilerde bir tür ‘basın müzesi’ olarak hizmet veren Ulucanlar Cezaevi olduğu için, oraya düşen meslek erbabından ötürü onun bir bölümüne ‘Hilton koğuşu’ ismi verilmişti.  

Her yıl ismine düzenlenen onur gecesine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da kesinlikle katılıp bir de konuşma yaptığı Necip Fazıl Kısakürek’in eğitim hayatından daha uzun süreyi cezaevlerinde geçirdiğini kendisinden şahsen işitenlerdenim.

50 yılı aşan kendi yazı hayatımda bir defasında benim de mahpusa düşmeme ramak kalmıştı. Bir gazete yöneticisinin yayınları yüzünden suçlanmasına itiraz etmek üzere Kanal-7 ekranlarından yaptığım bir yorum Türk Ceza Kanunu’nun 312. hususu gereği Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanmama yol açmıştı. Karar duruşmasında avukatım yasanın TBMM’de görüşüldüğünü ve değiştirileceğini ifade ederek bunu beklemek için kararın ertelenmesini talep etti. Yasa değişti ve bir ay sonra yapılan duruşmaya beraatimi isteyen yeni bir savcıyla gidildi de ağır bir ceza almaktan kurtuldum.

Aynı devirde pek çok meslektaş değişik münasebetler ve farklı yasa unsurlarına aykırı söz ve yazıları sebebiyle yargılandı, kimileri cezalara da çarptırıldı.

Bir başbakan ve iki bakanın idam edildiği, siyasi partilerin kapatılıp siyasalların cezaevlerine tıkıldığı bir ülke burası.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk gençlik günlerinden beri ilgi duyduğu, içinde yer aldığı, adayı olup belediye başkanı seçildiği Milli Nizam’dan, Milli SelametRefah ve Fazilet partilerine kadar siyasi örgütlerin kapatıldığı bir ülke…

Erdoğan’ın kendisi de, ülkenin en büyük ilinin -İstanbul’un- belediye başkanı iken Siirt’te düzenlenen bir mitingde konuşurken okuduğu bir şiir yüzünden cezaevine düşmüştü. 

Periyotlar değişse de birtakım şeyler değişmiyor bu ülkede.

İnsanlar muhalifken başlarına gelmemesi gereken birtakım kötülüklere maruz kalıyorlar; başına kötülük gelenler iktidar olduklarında, bir bakıyorsunuz, onların döneminde de muhaliflere mahkeme ve cezaevi yolları gözüküyor.

Ülkemizin son 20 yılına damgasını önce başbakan sonra da 2014 yılından beri sürdürdüğü cumhurbaşkanı olarak vurmuş olan Tayyip Erdoğan İstanbul büyükşehir belediye başkanı iken sorumluluğunu yarıda bırakmayla sonuçlanan bir yargı süreciyle karşılaşmıştı.

Tayyip Erdoğan şimdi cumhurbaşkanı, 25 yıl önce onun oturduğu koltuğun şimdiki sahibi, İstanbul’un seçimle iş başına gelmiş büyükşehir belediye başkanı -Ekrem İmamoğlu- bugün yargı karşısına çıkıyor.

Ekrem İmamoğlu “Ben onları kast etmedim” dese de, Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret savıyla yargılanıyor.

“İstanbul seçimini tekrarlatan aptaldır” dediği için…

Kalemimin ucuna davayla ilgili söylenmesi -yazılması- gereken pek çok detay geliyor; lakin bu türlü bir olayın 2022 yılında dava konusu olmasını içim kaldırmıyor.

Geçmiş periyotlarda yaşananlar belleğimden zihnime atak ediyor. Adnan Menderes’ten başlayarak idam edilen ya da cezaevlerine gönderilen politikler, siyaseti etkilemeye kalktıkları için onlarlakaderi paylaşmak zorunda bırakılmış Necip Fazıl gibi yazarlar… 

Başta Tayyip Erdoğan olmak üzere siyasi yasaklı kılınarak önü kesilmek istenmiş politikler de aklımdan çıkmıyor.

Dün CHP’nin İstanbul kent başkanı Canan Kaftancıoğlu çarptırıldığı davanın infazı için cezaevine gitti; rahmet yatması gerekmedi. 

Sıra bugün Ekrem İmamoğlu’nun mukadderatını etkilemesi olası davasının duruşmasında.

İktidarın küçük ortağı partinin genel başkanı, hala cezaevinde tutulan HDP’nin eski genel başkanı için olumlu cümleler sarf etti diye, ülkemiz ana-muhalefet partisinin önderinin de cezaevine gönderilmesini talep etti; onun konuşması da kulaklarımda.

Sorular beynime üşüşüyor…

Nasıl bir ülke olduk yahut bu ülkenin yazarları ve politiklerinin mukadderatı hiç değişmeyecek mi? 

İktidar-muhalefet yer değiştirse de politikler ve yazarlar için devran değişmiyor.

Yarınlara iktidar değişebilir gözüyle bakılıyor ya, ben ise o denli bir değişim olduğunda yalnızca isimler ve eğilimlerin değişeceği, onun dışında pek değişiklik yaşanmayacağı telaşındayım.

Eskiler bu türlü durumlar için “Eski hamam, eski tas, yalnız tellaklar değişti” derlerdi.

Umarım sinema bir yerde kopar.

Ne yapayım, olanları içim kaldırmıyor…

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

 

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.