enflasyonemeklilikiyi partiötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,8853
EURO
17,8334
ALTIN
992,10
BIST
2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
25°C
Salı Az Bulutlu
26°C
Çarşamba Az Bulutlu
27°C
Perşembe Az Bulutlu
27°C

Fehmi Koru: Eski tezler güçlü ülkeden gelecek ekonomik katkı ve beklenen yatırımlar hatırına unutuldu

Fehmi Koru* Türk sağı, her rengiyle, uzun yıllar önce, Doğu Almanyalı komünist oyun yazarı Berthold Brecht (1898-1956) tarafından ifade edilen …

21.06.2022 08:00
0
A+
A-

Fehmi Koru*

Türk sağı, her rengiyle, uzun yıllar önce, Doğu Almanyalı komünist oyun yazarı Berthold Brecht (1898-1956) tarafından ifade edilen “Önce karın doymalı, sonra ahlak” argümanlı tiyatro oyununu ülkemizde sahneleyen solcu sanatkarlara tepki göstermişti.

Milli Selamet Partisi, lideri Necmettin Erbakan’ın formüle ettiği “Önce ahlak ve maneviyat” sloganıyla milletten oy talep ederdi.

Bugün ülkemiz ekonomik meşakkatlere muhatap. 1 somun ekmeğin 5 TL, 1 litre akaryakıtın 30 TL olduğu, TÜİK enflasyonunun yüzde 75’e dayandığı ülkemizde hayat pahalılığı herkesi etkilemekte; cumhurbaşkanı maaşına Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından %40 artış yapılması bu yüzden… [Temmuz ayında minimum fiyata, çalışanlar ve emeklilerin maaşlarına aynı oranda zam yapılmasını bekleyebiliriz.]

Ekonomide yaşananlar ahlak konusunu gündemin dışına itiyor.  

Konuyu daha az konuştuğumuz, konuştuğumuzda da karşımıza çıkan sıkıntıları iktisatta yaşananlar münasebeti ile açıklama yoluna gidiyoruz.

Brecht bir manada doğrulanmış oluyor.

Maalesef ekonomik durum yalnız ‘ahlak’ soyut bir alanı etkilemekle kalmıyor, derhal her bahiste tesirini hissettiriyor.

Dış siyaset aynıi sonları dar bir alanda bile…

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman’ın (MbS) şahsı ile ilgili Türk devlet yetkililerinin ağızlarından çıkan suçlamalar kalınca bir kitabın sayfalarını doldurabilir.

Ülkesinin vatandaşı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın, İstanbul’daki başkonsolosluk binasında, Riyad’tan gelen kalabalık bir infaz timi eliyle yabanî bir cinayete kurban gitmesi haklı bir infiale sebep olmuştu.

Cinayet mekanı olarak Türkiye’nin seçilmesi bu infiali büyüten sebepti.

İktidar sözcülerinin yırtıcı eylem yüzünden suçladığı şahısların MbS’nin yakınları olduğunu tekrar aynı sözcülerin ağzından dinledik.

Yalnız Türkiye kamuoyuna detayları bütün çıplaklığıyla paylaştırmakla yetinmeyip eylemi gerçekleştiren ve infaz timine talimatı verenlerin kapalı kalacağını sandığı vahşeti bütün dünyaya duyuran da yeniden iktidar sözcüleriydi.

Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye’nin zorlamasıyla uzman bir hukukçuyu mevzuyu araştırmak üzere ülkemize gönderdi; BM temsilcisinin fevkalade suçlayıcı raporunda kullanılan bütün ispatları sağlayanlar da tekrar devlet görevlileriydi.

Kaşıkçı cinayeti, gazetecinin Washington Post yazarı olması sebebiyle, ABD’de de gündem oldu ve CIA tarafından hazırlanan rapor Suudi Arabistan’la ilişkileri kendi elinde tutan Donald Trump’ı bile araya aralık koyma ihtiyacı duyacak kadar etkiledi. Trump’tan görevi devralan Joe Biden de uzaklıklı politikayı sürdürüyor.

Petrol fiyatlarındaki artış yüzünden Suud’tan medet ummak için şu yakınlarda Riyad’ı ziyaret niyetinde olduğu duyulunca yükselen reaksiyonlar Biden’i geri adım atmaya zorladı.

MbS yarın Ankara’ya geliyor ve ziyaretiyle ilgili program taslağına bakılırsa Külliye’de ağırlanacak.

15 Temmuz (2016) ‘hain darbe teşebbüsünün finansörü’ olduğu savının muhatabı olan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Veliaht Prensi Muhammed Bin Zayed El Nahyan da altı ay önce Külliye’de ağırlanmıştı. [BAE devlet başkanı Pir Halife bin Zayed El Nahyan geçen ay vefat edince yerine veliahtı geçti; yani ülkemizde top atışıyla karşılanmış Muhammed Bin Zayed El Nahyan artık BAE devlet başkanı…]    

Türkiye’nin kimyasını bozan hain darbe teşebbüsünün ardındaki en çok önemli ‘dış güç’ ilan edilmiş BAE ile neden barışıldı?

Bunun tek nedeni var: Ekonomi…

Eski tezler varlıklı ülkeden gelecek ekonomik katkı ve mümkün yatırımlar hatırına unutuldu. [O katkının gelip gelmediğini, BAE’den yatırımcılarla görüşmelerin nasıl sonuçlar doğurduğunu tam bilemiyoruz.]

Şimdi de Suudi Arabistan ile soğuklaşmış ilişkiler ısıtılıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan nisan ayı sonunda Riyad’a gitti ve MbS ile orada görüştü.

MbS de yarın Ankara’ya gelecek ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Külliye’de kabul edilecek.

Kısa süre öncesine kadar olağanüstü sert açıklamaların gayesinde bulunan MsB, kendisini o sert açıklamalara muhatap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ikili bağların geliştirilmesi konusunu görüşecek.

Neden oldu bu akıl almaz dış siyaset değişikliği?

Ekonominin durumu yüzünden tabii…

Suudi Arabistan’dan ülkemizi -tabii iktidarı da- rahatlatması umulan katkılar bekleniyor ve bu sebeple Cemal Kaşıkçı cinayeti ile bozulan ilişkiler tamir edilmeye ve bu ortada karşılıklı sarf edilen olumsuz tabirlerin unutulmasına çalışılıyor.

Acaba unutmak mümkün olacak mı?

Zaten her sabah göz attığım iktidarın muteber saydığı gazetelerde sorumun yanıtını aradım.

Buldum da.

‘Türkiye 2023’te yeniden doğacak’ başlıklı köşe yazısında buldum.

Okuyalım:

“Yarın Ankara’ya gelecek olan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile en az 10 milyar dolarlık SWAP muahedesi imzalanacak. Ayrıyeten sağlık, enerji, besin güvenliği, tarım teknolojileri, savunma sanayi, finans, ticaret, turizm, müteahhitlik, gayrimenkul alanlarında yatırım kararları alınacak. TL’deki kazanımlar artacak.”  

Bu satırların çıktığı gazete Kaşıkçı cinayeti sonrasında Suudi Arabistan’ı ve bilhassa MsB’yi en ağır şekilde suçlayan haber ve yazılarla dolup taşıyordu.

Mesela şu başlıklı yazı: ‘İstihbarat raporu: Kaçıkçı cinayeti bin Selman’ın işi’…

Neyse. Dün dünde kalmış görünüyor.

“Dün dündür, bugün bugündür” lafı bir siyasetçinin ağzından ilk defa işitildiğinde ona en sert karşılığı verenler “Önce ahlak ve maneviyat” bayrağı açanlardı. 

Ekonomi iktidarlara huy değiştirme gücüne sahip galiba.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.